Ana içeriğe atla

DEVRE TATİL SÖZLEŞMELERİNE DAİR

 




DEVRE TATİL SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMELERİNE DAİR UYGULAMADA ORTAYA ÇIKAN UYUŞMAZLIKLAR 

Öncelikle belirtmek gerekir ki, tarafımca işbu yazı, DEVRE TATİL ŞİRKETLERİ ’nin tüketicilere karşı yaptığı zorbalıkların önlenmesi ve Tüketicilerin Haklarının neler olduğuna dair bilinçlenmeleri amacıyla yazılmıştır.

 Son yıllarda sıkça rastlanan ve Tüketicinin Korunması Kanununda ayrıntılı olarak anlatılan DEVRE  TATİL sözleşmesi ile birçok tüketici mağdur olmuş, zamanaşımı ve sair sebepler ile tüketiciler haklarına kavuşamamıştır.

Söz konusu hususta Tüketicilerin yeter düzeyde bilinçlendirilmemesi nedeniyle tüketiciler zarar görmektedir. Yine zararlarını gideremeyen tüketiciler, sıkça telefon ve icra takibi tacizine uğramaktadır. Bilhassa SENET ile ödeme yapan tüketicilerin, hukuki bilgisinin mevcut olmaması ve itiraz usullerinin yanlış bilinmesi sebebiyle sahip olamadıkları devremülk nedeniyle bir de hacze uğramaları tüketicilerin zararını artırmaktadır. 

  • DEVRE- TATİL SÖZLEŞMESİNİN GEÇERLİLİK KOŞULLARI

Devre Tatil sözleşmesinin hukuki niteliği TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ Sözleşmesi olup, işbu sözleşmenin NOTER onaylı yapılması zaruridir. Aksi halde sözleşme geçersiz olup, tüketicinin taşınmazı devralmasını sağlayacak bir hukuki sözleşme mevcut değildir.

Uygulamada, tüketicilere verilen evraklar NOTER ONAYLI ALGISI yaratılabilmesi için YEVMİYE NUMARASI basılarak geçersiz şekilde hazırlanmaktadır. Tüketiciler de işbu mühür ve yevmiye kayıtlarına istinaden sözleşmenin geçerli olduğunu düşünmektedir. Ancak sözleşmelerin çoğu GEÇERSİZDİR.  

Yine söz konusu ödemeler bittikten sonra tüketicilere verilen TAPU SENEDİ evrakı çoğunlukla geçersizdir. TAPU KAYDI yalnıza TC Tapu Müdürlüklerince tutulmakta olup, TAPU MÜDÜRLÜĞÜ tarafından verilmeyen hiçbir belge TAPU SENEDİ olarak kabul edilemeyeceği gibi, tüketicilere verilen evrakın sorgulanması elzemdir. ( E-devlet üzerinden yahut İlgili Tapu Müdürlüğü'nden) 

 Yine söz konusu ödemelerle ilgili olarak tüketici tarafından verilen SENETLER nama yazılı tüketici senedi olmasına rağmen kötüniyetli devremülk şirketleri tarafından ciro edilmekte ve teslim alınmayan senetler ödenmesine rağmen yeniden icra edilerek tüketicilerin zararı artmaktadır.

 Ayrıca, her ne kadar devretatil sözleşmesi geçersiz olsa da bu sefer, kendisine ( sahte ) tapu verilen kişilerden AİDAT adı altında haksız bedeller tahsil edilmeye devam edilmektedir.

Yine, kendisine tapu verilmeyen tüketicilerin iletişim numarası da 3. Şahıslara dağıtılarak, devremülk için ödenen bedellerin geri alınması için kendilerine fırsat sunulduğu belirtilerek tüketicilerden yeniden bedeller tahsil edilmekte ve tüketicilerin dolandırılmasına varan çeşitli hileli davranışlar sergilenmektedir. 

Bu nedenlerle, sözleşme tarihinden sonra 36 ay geçmesine rağmen TAPU ( T.C Devletinde Geçerli Şekilde)  alamayan tüketicilerin sözleşmeden herhangi bir cezai şart ödemeksizin cayma hakkı mevcuttur. DEVRE TATİL VE UZUN SÜRELİ TATİL HİZMETİ SÖZLEŞMELERİ YÖNETMELİĞİ'NİN 15. Madde 3. Fıkrası gereğince bu süre 36 ay olarak belirlenmiştir. 

 (3) Devir ve teslim süresi sözleşme tarihinden itibaren otuz altı ayı geçemez.

Bu kapsamda tüketicilerin öncelikle sözleşmelerini bir avukata inceletmeleri ve devamında haklarını öğrenmeleri ile işlemleri sürdürmesi tüketicilerin uğradıkları/ uğrayacakları zararı azaltacaktır.


                                                                            Av. Sedef KILIÇ 

                                                                      sedefmetishukuk@gmail.com 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLAMSIZ TAKİPTE VEKİLE TEBLİGAT ÇIKARILMASI

                         İlamlı icrada vekile tebligat yapılması gerektiği aşikar olup, herhangi bir ilama dayanmayan takiplerde/ ilamsız takiplerde de asile tebligat çıkarılması elzemdir. Bu hususa ilişkin yerel mahkeme kararını sunmaktayız.       TÜRK MİLLETİ ADINA                       T.C.             A N K A R A 10. İCRA MAHKEMESİ                                                                     ...

İşçi Alacaklarının İcrası- Net/Brüt Ayrımı

                  İş davaları neticesinde hükmedilen işçilik alacakları brüt yahut net olarak hesap edilmektedir.  Bu hususta hukuken bir sınırlandırma söz konusu olmayıp, davacının talebi ile mahkeme net ya da brüt olarak alacağa hükmeder.  Ancak, mahkemenin vermiş olduğu kararın icrasında bir sınırlama getirilmiştir. İşçi alacaklarına ilişkin hüküm (net - brüt) hangi şekilde verilmiş olursa olsun net üzerinden icraya konulmaktadır. Mahkeme hükmü terditli olarak tesis edilmediğinden alacağın brütten nete çevrilerek icra takibine girişilmesi önem taşır.  Aksi halde borçlu vekilince icra mahkemesine açılan şikayet davasında takibin iptali/düzeltilmesi söz konusu olacaktır. Bu dava tahsili geciktirdiği gibi; yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi ekstra giderlerin yapılmasına neden olacaktır.                         T.C.     ...

KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONULAMAYACAK KARARLAR

KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONULAMAYACAK KARARLAR NELERDİR? Mahkeme ilamlarında yer alan kararların uygulanabilir hale getirilebilmesi için kararların icra edilmesi gerekmektedir. Bu husus; hem alacak hem de eda hükümleri için geçerlidir.  Asıl olan mahkeme ilamı ile birlikte kararların uygulanabilir hale gelmesidir. Mahkeme ilamı ile birlikte ilamda bahsi geçen hükümlerin icrası talep edilebilir.  Ancak bu asıl kuralın da istisnaları mevcut olup, icraya konulmadan evvel kararların icrasının yapılıp yapılamayacağı hususu değerlendirilmelidir.  Mahkeme ilamları; eğer henüz kesinleşmedi ise ilamda bahsi geçen hükmün ne olduğuna bakmak gerekir.  Kesinleşmeden icra edilemeyecek kararlar ( istisnalar):  HMK 'da bu kararlar aşağıdaki gibi sayılmıştır.  Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kişiler hukuku deyiminden; kişisel haklar ve bu haklara bağlı diğer ...