Ana içeriğe atla

TEDBİR NAFAKASI

Aile Hukukunda önemli bir yere sahip nafaka davaları ve nafaka talepleri çeşitli sınıflara ayrılmaktadır.

Mevzuatımızda nafaka; bakım nafakası ve yardım nafakası olarak ikiye ayrılır.

 Bakım nafakası ile iştirak, yoksulluk ve tedbir nafakası kast edilir. 
Bakım nafakası yardım nafakasına oranla daha kuvvetli ve önceliğe sahiptir. [1]

Bu yazımızda yalnızca bakım nafakası türlerinden tedbir nafakasına değineceğiz. 


Bakım Nafakası                                                             Yardım Nafakası 

*  Tedbir Nafakası                                                              *  Yardım Nafakası 
*  İştirak Nafakası 
* Yoksulluk Nafakası  

                                                      Tedbir Nafakası

 Tedbir nafakası; boşanma ya da ayrılık davasının açılması ile birlikte talep edilebileceği gibi boşanma veya ayrılık davası açılmadan da istenilebilir. 

Boşanma ya da ayrılık davasının açılması ile birlikte, eşlerden biri bir diğerinden kendisi ve çocukları adına nafaka talebinde bulunabilir. 

O halde yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece, kadının boşanmaya yol açan davranışlarının maddede öngörülen kuralı değiştirmeyeceği de gözetilerek kadın yararına uygun tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yanlış gerekçelerle talebin reddi usul ve yasaya aykırıdır. (HGK 2004/2-8 Esas, 2004/27 Karar) 

Boşanma davası sırasında hakim geçici önlemleri resen alır. İŞİ VE GELİRİ OLMAYAN KADIN İÇİN UYGUN BİR MİKTAR TEDBİR NAFAKASINA HÜKMETMEK GEREKİR. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 26.05.2004, E. 2004/2-286, K. 2004/298)
Bununla birlikte, taraflar boşanmak istemiyor ancak ayrı yaşamak kaçınılmazsa eşlerden biri yine kendi ve çocukları adına nafaka talebinde bulunulabilir. 


Burada önemli olan husus, eşin ayrı yaşamasında haklılığını ispat etmesidir. Asıl olan eşlerin birlikte- aynı çatı altında yaşamasıdır. Bunun sağlanamadığı durumlarda ayrı yaşayan eş, ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat etmek zorundadır. Ayrı yaşamada haksız olan eş; kendisi adına tedbir nafakası talebinde bulunamaz. 

 Davalı kocanın gelirinin az olması onu nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz. AYRI YAŞAMADA HAKLI OLAN KADINA NAFAKA VERMEK GEREKİR. (Y. 3.HD., 1.3.2004, E. 2004/1629, K. 2004/1471)

(YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ Esas: 2015/10269, Karar: 2015/17544, Tarih: 10.11.2015) Dava, ayrı yaşamda haklılık nedenine dayalı olarak açılmış, tedbir nafakası talebine ilişkindir….4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 197.maddesine4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 197.maddesine göre, ayrı yaşamakta haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteminde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenlemeler gereği eşler evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılmak zorundadırlar ( 186 /son ). Buna göre evlilik birliğinin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere davalı eş katılmak zorundadır.
Bu bağlamda; tedbir nafakası miktarı tayin edilirken, birliğin giderlerine katılmada eşlerin "ekonomik güçleri" ile müşterek yaşam sırasında davalının eş ve çocuklarına sağlamış olduğu yaşam düzeyi dikkate alınmalı, hakim; eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyelerinin ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.

Ancak, müşterek çocuklar için nafaka temininde haklılık unsuru aranmamaktadır. Eşler ayrı yaşamakta haksız dahi olsa, müşterek çocuklar için nafaka temini şarttır. Burada önemli olan husus, müşterek çocukların kiminle birlikte yaşadığıdır. 

(Yargıtay 3. H. D Esas: 2015/11274, Karar: 2015/19476, Tarih: 02.12.2015) Çocuk yönünden tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için ayrı yaşamda HAKLILIK OLGUSU ARANMAZ. Çocuk kimin yanındaysa ve çocuğa kim bakıyorsa, karşı taraftan çocuk lehine tedbir nafakası isteyebilir. Zira; çocuklar yönünden çocuğun fiilen kimin yanında kaldığı önemlidir.










[1] Ankara 2003, Seçkin Yayınları, Türk Hukukunda Nafaka, Yard.Doç.Dr. Ahmet Cemal RUHİ 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONULAMAYACAK KARARLAR

KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONULAMAYACAK KARARLAR NELERDİR? Mahkeme ilamlarında yer alan kararların uygulanabilir hale getirilebilmesi için kararların icra edilmesi gerekmektedir. Bu husus; hem alacak hem de eda hükümleri için geçerlidir.  Asıl olan mahkeme ilamı ile birlikte kararların uygulanabilir hale gelmesidir. Mahkeme ilamı ile birlikte ilamda bahsi geçen hükümlerin icrası talep edilebilir.  Ancak bu asıl kuralın da istisnaları mevcut olup, icraya konulmadan evvel kararların icrasının yapılıp yapılamayacağı hususu değerlendirilmelidir.  Mahkeme ilamları; eğer henüz kesinleşmedi ise ilamda bahsi geçen hükmün ne olduğuna bakmak gerekir.  Kesinleşmeden icra edilemeyecek kararlar ( istisnalar):  HMK 'da bu kararlar aşağıdaki gibi sayılmıştır.  Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kişiler hukuku deyiminden; kişisel haklar ve bu haklara bağlı diğer ...

İLAMSIZ TAKİPTE VEKİLE TEBLİGAT ÇIKARILMASI

                         İlamlı icrada vekile tebligat yapılması gerektiği aşikar olup, herhangi bir ilama dayanmayan takiplerde/ ilamsız takiplerde de asile tebligat çıkarılması elzemdir. Bu hususa ilişkin yerel mahkeme kararını sunmaktayız.       TÜRK MİLLETİ ADINA                       T.C.             A N K A R A 10. İCRA MAHKEMESİ                                                                     ...

İşçi Alacaklarının İcrası- Net/Brüt Ayrımı

                  İş davaları neticesinde hükmedilen işçilik alacakları brüt yahut net olarak hesap edilmektedir.  Bu hususta hukuken bir sınırlandırma söz konusu olmayıp, davacının talebi ile mahkeme net ya da brüt olarak alacağa hükmeder.  Ancak, mahkemenin vermiş olduğu kararın icrasında bir sınırlama getirilmiştir. İşçi alacaklarına ilişkin hüküm (net - brüt) hangi şekilde verilmiş olursa olsun net üzerinden icraya konulmaktadır. Mahkeme hükmü terditli olarak tesis edilmediğinden alacağın brütten nete çevrilerek icra takibine girişilmesi önem taşır.  Aksi halde borçlu vekilince icra mahkemesine açılan şikayet davasında takibin iptali/düzeltilmesi söz konusu olacaktır. Bu dava tahsili geciktirdiği gibi; yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi ekstra giderlerin yapılmasına neden olacaktır.                         T.C.     ...