Ana içeriğe atla

ŞİRKET ESKİ ORTAĞINA VERGİ TAHAKKUKU HAKKINDA YEREL MAHKEME KARARI


ANKARA 7. VERGİ MAHKEMESİ 
DOSYA NO : 2019- 16 Esas 

DAVACI                          : .....................................................
VEKİLİ                            : Av. M. Sedef KILIÇ (E- Tebliğ)    

DAVALI                          : ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI 
VEKİLİ                            : Av. .............................
                                             Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No: 5 K: 8  Çankaya/ANKARA

DAVANIN ÖZETİ        : Davacı  tarafından,  asıl  borçlu *********** Bilgisayar Yazılım Elektronik Medikal Sistemleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin muhtelif vergilendirme dönemlerine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla adına düzenlenen 12.12.2018 tarihli ve 2018121266DmP/7-8-9-10-11-12 ana takip dosya numaralı ödeme emirlerinin; usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, şirketin vergi borcu için öncelikle şirketin takip edilmesi, şirket adına ödeme emri düzenlenmesi ve borcun şirket malvarlığından tahsiline çalışılması, vergi borcunun şirketten tahsilinin mümkün olmaması halinde ise kanuni temsilcilerin takip edilmesi gerektiği, asıl borçlu şirketin 24/02/2004 - 08/12/2009 tarihleri arasında ortağı iken 08/12/2009 tarihinde şirket ortaklığından ayrılması nedeniyle, ödeme emri içeriği amme alacaklarının dönemleri ve vadeleri de dikkate alındığında ortak sıfatını haiz olmadığı dönemlere ilişkin vergilerin kendisinden talep edilemeyeceği, hisse payı oranı %60 olduğu halde, dava konusu ödeme emrinde hisse payı oranında değil, şirketin tüm vergi borcundan sorumlu tutulmaya çalışıldığı, ayrıca söz konusu vergilerin tarh ve tahsil zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir. 

SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı  idare  tarafından,   limited  şirketlerin  vergi  borçlarından  esas  itibariyle şirket tüzel kişiliğinin sorumlu olduğu, çeşitli nedenlerle şirket malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borçlarının ödenmesinden ise şirket müdürleri ile ortakların sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle söz konusu borçların takibinin öncelikle şirket tüzel kişiliğinden yapıldığı ancak malvarlığı araştırması sonucunda asıl amme borçlusu şirkete ait malvarlığına rastlanmadığından, şirket ortağı sıfatıyla şirketin mevcut ve muaccel borçlarından sorumlu olan davacı adına sermaye hissesi oranında ödeme emri düzenlenmesinin yasal ve yerinde olduğu, davacının iddiasının aksine asıl borçlu şirketin borçlarından sorumluluk konusunda kanuni temsilci ile şirket ortağı arasında öncelik sıralaması bulunmadığı, ödeme emri içeriği borçlara mahsuben yapılan kısmi ödemeler ve uygulanan elektronik haciz işlemi nedeniyle zamanaşımının henüz dolmadığı, amme alacağının tahsili safhasında yargı yerince yalnızca tahsilata ilişkin idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı hususunun incelenmesi gerektiği, vergi dairesi müdürlüğünce yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.


TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Karar veren Ankara 7. Vergi Mahkemesi'nce, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:

Açıklanan nedenlerle; DAVANIN KABULÜNE, dava konusu 12.12.2018 tarihli ve 2018121266DmP/7-8-9-10-11-12  ana takip dosya numaralı ödeme emirlerinin iptaline, 

                                                                                                                              Saygılarımızla 
                                                                                                            Av. M.Sedef KILIÇ
















Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONULAMAYACAK KARARLAR

KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONULAMAYACAK KARARLAR NELERDİR? Mahkeme ilamlarında yer alan kararların uygulanabilir hale getirilebilmesi için kararların icra edilmesi gerekmektedir. Bu husus; hem alacak hem de eda hükümleri için geçerlidir.  Asıl olan mahkeme ilamı ile birlikte kararların uygulanabilir hale gelmesidir. Mahkeme ilamı ile birlikte ilamda bahsi geçen hükümlerin icrası talep edilebilir.  Ancak bu asıl kuralın da istisnaları mevcut olup, icraya konulmadan evvel kararların icrasının yapılıp yapılamayacağı hususu değerlendirilmelidir.  Mahkeme ilamları; eğer henüz kesinleşmedi ise ilamda bahsi geçen hükmün ne olduğuna bakmak gerekir.  Kesinleşmeden icra edilemeyecek kararlar ( istisnalar):  HMK 'da bu kararlar aşağıdaki gibi sayılmıştır.  Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kişiler hukuku deyiminden; kişisel haklar ve bu haklara bağlı diğer ...

İşçi Alacaklarının İcrası- Net/Brüt Ayrımı

                  İş davaları neticesinde hükmedilen işçilik alacakları brüt yahut net olarak hesap edilmektedir.  Bu hususta hukuken bir sınırlandırma söz konusu olmayıp, davacının talebi ile mahkeme net ya da brüt olarak alacağa hükmeder.  Ancak, mahkemenin vermiş olduğu kararın icrasında bir sınırlama getirilmiştir. İşçi alacaklarına ilişkin hüküm (net - brüt) hangi şekilde verilmiş olursa olsun net üzerinden icraya konulmaktadır. Mahkeme hükmü terditli olarak tesis edilmediğinden alacağın brütten nete çevrilerek icra takibine girişilmesi önem taşır.  Aksi halde borçlu vekilince icra mahkemesine açılan şikayet davasında takibin iptali/düzeltilmesi söz konusu olacaktır. Bu dava tahsili geciktirdiği gibi; yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi ekstra giderlerin yapılmasına neden olacaktır.                         T.C.     ...

İLAMSIZ TAKİPTE VEKİLE TEBLİGAT ÇIKARILMASI

                         İlamlı icrada vekile tebligat yapılması gerektiği aşikar olup, herhangi bir ilama dayanmayan takiplerde/ ilamsız takiplerde de asile tebligat çıkarılması elzemdir. Bu hususa ilişkin yerel mahkeme kararını sunmaktayız.       TÜRK MİLLETİ ADINA                       T.C.             A N K A R A 10. İCRA MAHKEMESİ                                                                     ...